Gazeteci Cihan Güner, 16 Nisan 2017’deki anayasa referandumu öncesi Ömer Akbayrak isimli İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) çalışanının “17 Nisan günü savaşı kazanınca bunların karıları ve kızları ganimet olarak ‘evet’çilere helaldir” sözlerini haberleştirmesi nedeniyle açılan davanın istinaf mahkemesince bozulmasının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.
(İSTANBUL) – Gazeteci Cihan Güner, 16 Nisan 2017’deki anayasa referandumu öncesi Ömer Akbayrak isimli İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) çalışanının “17 Nisan günü savaşı kazanınca bunların karıları ve kızları ganimet olarak ‘evet’çilere helaldir” sözlerini haberleştirmesi nedeniyle açılan davanın istinaf mahkemesince bozulmasının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin 16 Nisan 2017’deki referandum öncesi İBB Haller Müdürlüğü çalışanı Ömer Akbayrak, Facebook hesabından “17 Nisan günü savaşı kazanınca bunların karıları ve kızları ganimet olarak ‘evet’çilere helaldir” ifadesini paylaştı. Gazeteci Cihan Güner, bu sözleri o dönem çalıştığı Yurt gazetesinde haberleştirdi.
Dönemin AK Parti yönetimindeki İBB, konuyla ilgili müfettiş görevlendirdi. Akbayrak, soruşturma başlatılarak görevden alındı ancak daha sonra yeniden İBB’de Mezarlıklar Müdürlüğü’nde işe başlatıldı. Güner, Akbayrak’ın belediyede tekrar işe alınmasına tepki gösterdi. Belediyenin CHP’ye geçmesinin ardından İBB yönetimi, Akbayrak’ı görevinden ihraç etti. Akbayrak, mahkeme kararıyla işine geri döndü.
SAVCI DEĞİŞTİ, DAVA AÇILDI
Akbayrak ise Güner hakkında X’teki tepkisi nedeniyle iftira ve hakaret suçlamasıyla şikayetçi oldu. Savcı, şikayet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Akbayrak’ın karara itirazının kabulü üzerine takipsizlik kararı kaldırıldı ve Güner hakkında “alenen hakaret” suçundan dava açıldı. Güner’in 2 yıl 7 ay 15 güne kadar hapsi istendi.
İSTİNAF BERAAT KARARINI BOZDU
İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi 23 Kasım 2023’te Güner’in beraatına hükmetti. Ancak istinaf mahkemesi, kararı usulden bozdu. Dava 3 yıl sonra 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye tekrar başlandı.
Duruşmada Güner’e uzlaşmak isteyip istemediği soruldu. Güner, önceki savunmasını tekrar ederek yaptığının gazetecilik olduğunu söyledi ve beraatını istedi.
Güner savunmasında, “Bir kız babasıyım. Refarandumda ‘hayır’ oyu verdim. Kızımın savaş ganimeti olarak görülmesinden rahatsız olduğumu da belirtmek isterim” dedi. Akbayrak’ın avukatı, mazeret nedeniyle davaya katılmazken duruşma 17 Kasım’a ertelendi.
“SUSARSAM KIZIMA BAKAMAM”
Davaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Güner, şunları kaydetti:
“Yine bir adliye günü… 16 Nisan referandumu öncesinde bir devlet memurunun bir ‘Hayır’cıların karıları, kızları bize savaş ganimeti olarak helaldir’ skandalını Türkiye gündemine taşıyan gazeteciyim ben. O sözlerin sahibinin şikâyeti üzerine yargılandım. Beraat ettim. İstinaf, kararı usulden bozdu. Şimdi yeniden hâkim karşısına çıkıyorum. Yineliyorum. Ben gazeteciyim ama ondan da önce bir kız çocuğu babasıyım. Kadınları, kız çocuklarını ganimet sayan bir zihniyetle uzlaşacak değilim. Ne tekliflerini kabul ederi ne de susmam karşılığında önüme koyacakları herhangi bir pazarlığı… Çünkü benim için bu mesele bir mahkeme dosyasından çok daha fazlası. Susarsam kızımın yüzüne bakamam. Susarsam, Mustafa Kemal’e, cumhuriyet devrimi şehitlerine, bu topraklarda eşit ve özgür yaşamak uğruna bedel ödeyenlere ihanet etmiş olurum. En çok da kendi kalbime… Ben bu ihaneti kendime yakıştıramam. Beraat etmek için değil, hakikati savunmak için gazetecilik yapıyorum. Adliye koridorları da yabancımız değil artık. Biz yine avukat Mustafa Karakaş ile bildiğimiz yerdeyiz. Mücadeleye, gazeteciliğe ve inatla gerçeği aramaya devam. Gazetecilik suç değildir.”
Esenyurt Nabız, “Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı” anlayışıyla şehrin en yoğun ve dinamik bölgelerinden yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap