SON DAKİKA
--:--:--

Zeynel Emre’den fon krizi açıklaması: “Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır”

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, borsadaki fon krizine ilişkin, “Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır. Fonlar da boğaz köprüsüdür. Bu vurgunun maliyeti her geçen gün artmaktadır. Çünkü sürekli borsa kaybetmektedir. İki yıldır bize yönelik tüm suçlamaların bizatihi faillerinin kendi oldukları ortaya çıkmıştır. Bu bedeli bu ülkenin gariban emekçisi ödedi ve ödemeye devam ediyor. Biz buna izin vermeyeceğiz. Sülün Osman’lardan hesap sormaya devam edeceğiz” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Zeynel Emre’den fon krizi açıklaması: “Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır”

(ANKARA) – YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, borsadaki fon krizine ilişkin, “Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır. Fonlar da boğaz köprüsüdür. Bu vurgunun maliyeti her geçen gün artmaktadır. Çünkü sürekli borsa kaybetmektedir. İki yıldır bize yönelik tüm suçlamaların bizatihi faillerinin kendi oldukları ortaya çıkmıştır. Bu bedeli bu ülkenin gariban emekçisi ödedi ve ödemeye devam ediyor. Biz buna izin vermeyeceğiz. Sülün Osman’lardan hesap sormaya devam edeceğiz” dedi.

YENİ Parti MYK, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, MYK toplantısı devam ederken toplantının gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Türkiye genelinde 69 ilde, hafta sonunda ilçe ve il başkanlarının belirlenmesi için ön seçimlerin yapıldığını, illerdeki katılımın yüzde 65 oranlarına çıktığını söyleyen Emre, şunları söyledi:

“Yani 750 binin üstünde üyemiz olduğunu düşündüğünüzde, yarım milyondan daha fazla bir insanın katıldığı seçimler gerçekleşti. Ve 13 ilde değişiklik yaşandı. Birçok ilde birden fazla aday yarışı oldu. Bazı illerde dört-beş aday oldu. Son yıllarda demokrasimiz her alanda erozyona uğradı gibi, çok kolay kolay siyasi partilerde karşılaşacağımız demokratik olgunluk, yarışlar değildir. Hele hele söz konusu Cumhur İttifakı, AK Parti olunca bunları göremezsiniz. Daha önce Sayın Erdoğan ve ekibi, Milli Görüş geleneğinden ayrılıp AK Parti’yi kurdukları zaman seçime kadarki anketlerde görülen oy oranları yüzde 20 civarındaydı. Biz bugün ne mutlu ki yüzde 30 ve üzerinde bir oyla halk tarafından destek görüyoruz. Seçime kadar biz bunu çok daha yükselteceğiz. Seçimde de YENİ Parti’yi Türkiye’nin birinci partisi yapacağımıza yürekten inanıyoruz.”

İBB DAVASI

Zeynel Emre, çok zor bir dönemde siyaset yaptıklarını ifade ederek, “Şüphesiz, haksız tutuklanan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, tutuklanan gazeteciler ve böylesine bir dönem içerisinde toplumsal muhalefetin önderi pozisyonunda olan YENİ Parti yolunda yürümeye devam ediyor” dedi.

İBB davasında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun geçen hafta savunmasını yaptığını hatırlatan Emre, şöyle devam etti:

“Aslında bir yönüyle de orada savunma içeriğine baktığınızda bir savunmadan çok yargılama yaptığını, itham ettiğini görüyorsunuz. Burada da haklı temellere dayandığı açık. Yargılamanın adil bir şekilde olmadığı çok açık. Çok özel şartlarda kurulan mahkemeler, Türk yargı tarihinde görülmemiş şekilde 4 bin sayfa iddianameler, ekleriyle birlikte milyona varan evraklar, toplu bir yargılama ve orada akla hayale gelmeyecek uygulamalarla karşılaşıldı. İnsanlar cezaevinde baskı altına alındı. Çok gereksiz, anlamsız, usul ekonomisine aykırı bir şekilde yargılandığı noktanın çok daha uzağındaki cezaevlerine sürüldü. Kimisi kuyu tipi cezaevlerine atıldı. Aileler baskı altına alındı. Ve özellikle son dönemde söz konusu iktidar olunca, iktidarın çok açık ortaya çıkan fon yolsuzluğu olunca, lekelenmeme hakkından bahsedenlerin, yaklaşık iki yıldır nasıl bir haysiyet cellatlığı yaptığı ve ne kadar haksız olduğunu bir kez daha görmüş olduk.”

HALK TV’YE KAYYIM ATANMASI

YENİ Parti Sözcüsü Emre, savunmanın başlayacağı gün Halk TV’ye kayyım atanmasını da eleştirerek, şunları kaydetti:

“Kayyım atanması ve yayının kesilmesi, burada aslında iddiaların ve iddialara dayanak gösteren delillerin ne kadar zayıf ve iktidarın da bu alanda ne kadar çaresiz olduğunu göstermektedir. O nedenledir ki burada toplumun çok büyük bir kesimi yapılan işin büyük bir kumpas olduğunu, ülkedeki seçme-seçilme iradesine müdahale anlamını taşıdığını, Sayın İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi yüksek bir iddiayla ortaya çıkmasa bütün bunların yaşanmayacağını hepimiz biliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar 86 milyonun kulağını kapatacak halleri yok. İnsanlara bu bilgiler ulaşacak. Elbette iletişim çağında, bir şekilde nereden engelleme yapılırsa yapılsın başka bir kanaldan vatandaşlarla buluşulacak. Türkiye’de kitapların toplatıldığı darbe dönemleri olmuştur, baskı dönemleri olmuştur, OHAL dönemleri olmuştur. Kitap matbaadan toplandıktan ancak iki gün sonra mahkemeden toplatma kararı alındığı Sayın İmamoğlu’nun savunmasında yer aldığı kitapla ilgili herhalde ilk defa bunu yaşadık.

“2019’DAN BU YANA YAŞANANLARIN MALİYETİ 577 MİLYAR DOLAR”

20 aydır sürekli bir örgütten, kanunla kurulan belediye şemasını bir örgüt şeması olarak sunan, örgütlü bir şekilde fon oluşturmaktan, yolsuzluktan bahsedenlerin esas örgütü kurduğu ve büyük bir fon yolsuzluğu yaptığı ortaya çıktı. 2019’dan bugüne kadar, gerek 13 bin farkla kazanılan seçimin iptal edilmesinden tutun gerekse Sayın Erdoğan’ın ekonomideki iddiası gerekse de Türkiye’deki güven ortamını sarsacak yargısal müdahale niteliğindeki kararların, buna 19 Mart’ı da katabilirsiniz, butlan kararını da katabilirsiniz; tüm bunların bugüne kadarki maliyetinin 577 milyar dolar olduğu bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye sadece bu dönem içerisinde mevcut iktidar sevgiye dayalı desteğini kaybedip korkuya dayalı bir güç oluşturma çabasıyla baskı ortamına Türkiye’ye sokma amacıyla bu operasyonları yapmamış olsa, çok bariz ekonomik hatalar yapmamış olsa dahi sadece şu rakam, şu süre bile gösteriyor ki bugün Türkiye’de belki de hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbirinin yetersiz beslenme sorunu olmayacak, hiçbirinin okullarda güvensiz ortamda eğitim alma durumu olmayacak. Birçok problem çözülebilecek. Belki de asgari ücretlinin, emeklinin yaşamı çok daha iyi bir noktada olacaktı.”

“AK PARTİ’DEYKEN BEŞ KERE SAYIŞTAY DENETİMİ GÖREN BELEDİYE, İMAMOĞLU DÖNEMİNDE 82 KERE DENETLENDİ”

Zeynel Emre, Ekrem İmamoğlu’nun uzunca bir süredir “bir fon kurmakla” suçlandığını belirterek, “Orada bu fonun destekçilerinden birinin de iş insanı Murat Gülibrahimoğlu olduğunu ifade ediyorlardı. Murat Gülibrahimoğlu sözüm ona İmamoğlu adına fon toplamakla yetkilendirilmiş ama her ne hikmetse İmamoğlu’nun rakibi Murat Kurum’a 42 milyon seçim yardımı yapmış. Bunlar savunmalarda dile getirildikçe de bu işin ne denli büyük bir kumpas olduğu bir kez daha görülüyor” dedi. 

Ekrem İmamoğlu belediye başkanı seçildiğinde, daha önce sadece 5 kez Sayıştay denetimi gören belediyeye bağlı iştiraklere, 82 kez denetim yapıldığını anlatan Zeynel Emre, şöyle devam etti:

“2019 öncesinde çok açık yolsuzluk içeren 33 dosya hazırlandı. Mesela İBB yönetimi AK Parti’deyken 13 buçuk milyon dolara alınan ve hiç kullanılmayan bir arazinin, 2021’de yapılan bir tespitle gerçek değerinin sadece 2 milyon dolar olduğu ortaya çıktı. Metal Yapı adlı şirket, 2011’de 13 milyon dolara aldığı bir araziyi, 2017’de İBB’ye 119 milyon dolara satıyor. Alın size 106 milyon dolarlık kamu zararı. İBB bizde değilken, son 10 yılda yapılan imar artış sayısı 2 bin 278. 7 yılda bizim dönemimizde yapılan imar artış sayısı sadece 69, ki bunlar da vatandaşın emsaller karşısında zarar görmemesi açısından. Sayın İmamoğlu’nun yargılandığı davalarda toplam değişen hakim sayısı 23. Ve bu süreçte yine bin 600 denetimden İBB aklanarak çıkmış. Biz büyük bir gururla ifade edebiliyoruz. Diyoruz ki ‘Öğrencilere 25 bin liradan olmak üzere 588 bin 18 öğrenciye burs verdik.’ Onlar kime burs verdi? Fatma Betül Hanım’a. 105 bin dolar. Tüm bunlar aslında gerçeklerin çok açık olduğunu, gerçek anlamda bu ülkeye zarar verenlerin, yolsuzluk yapanların, usulsüzlük yapanların kimler olduğunu açıkça gösteriyor.”

“TMSF, ŞU ANDA TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MEDYA PATRONU”

Emre, Halk TV’nin, uzunca bir zamandır Türkiye’de en çok izlenen haber kanallarının başında geldiğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Buranın başına kayyım atanması, hukuken garabet bir durumdur. Çünkü velev ki kişilerle ilgili herhangi bir suç iddiası var, bunlar televizyon kanallarına el koymakla ilgili bir bahane aracı olarak kullanılıyor. Bizim hukukumuzda TMSF’ye devrediliyor. TMSF, bankacılık suçlarından kaynaklı mal varlıklarını aklamayla ilgili yetkili olan bir kurumdu. Bugün gerek iş insanları, medya olsun sudan gerekçelerle el koymak için bahane üretilmiş oluyor. Son dönemde ne kadar medya baskı altında olursa olsun Erdoğan’a ve iktidar partisine oy veren vatandaşlar belli bir süredir Halk TV izlemeye başlamıştı. Yandaş kanallardaki o hayal satan haberlerin nasıl yalan olduğunu, Türkiye gerçeklerinin Halk TV eliyle topluma ulaştırıldığını görüyorduk. TMSF’nin şu anda Türkiye’nin en büyük medya patronu olduğunun altını çizelim. Son bir yılda el koyduğu kanal sayısı 12 oldu. Böylesine bir durumda basın özgürlüğünden, medya özgürlüğünden bahsedilemeyeceği gibi, tüm bu parametrelerle Türkiye hızla büyük bir çöküşe doğru gidiyor.

HALK TV ÖNÜNDE MİTİNG KARARI

Şimdi siyasete atadıkları butlanlarla, medyaya atadıkları kayyımlarla ülkeyi karanlığa mahkum etmek isteyen bir iktidar var. Ama bu çaba boş. Halk TV halkın, biz Halk TV’yi yalnız bırakmayacağız, Halk TV ile dayanışmamızı sürdüreceğiz. Bugün bir çağrıyı buradan yapmak isterim: Öncelikle YouTube’da ilk etapta 2 milyon civarında takipçisi olan Halk TV’nin umarım milletimizin büyük dayanışması, bizim çağrımız, yapılacak kampanyalarla on milyonları bulabilmesidir. Bizler de oralarda tıpkı kanallara konuk olduğumuz gibi Genel Başkanımız, bizler, yönetici arkadaşlarımız oralara konuk olmaya devam edecektir.

MYK’da aldığımız karar gereğince çarşamba günü, 19.30’da tüm İstanbulluları, Halk TV önüne bekliyoruz. Orada Halk TV ile dayanışma mitingi yapacağız. Genel Başkanımız diğer siyasi partilerin genel başkanlarıyla da bu konuyu istişare edecek. Bu, YENİ Parti’nin meselesi değildir. Halk TV herkesin sesini duyurduğu, tüm muhalif siyasetçilerin, genel başkaların sesini duyurduğu mecradır. Bugüne kadar hep onlar bizim yanımızda oldu ve bugün de biz onların yanında, Halk TV ve çalışanların, yöneticilerin yanında olacağız, dayanışmamızı göstereceğiz. Ben tüm İstanbulluları parti ayrımı gözetmeksizin Türkiye’deki demokrasiye, basın özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne, medya özgürlüğüne katkı sunmak amacıyla çarşamba günü yapılacak mitinge davet ediyorum.”

FON VURGUNU

Türkiye’nin, yüzlerce milyar dolarının bir daha gittiği bir fon soygunuyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Zeynel Emre, şöyle konuştu:

“Fon soygunuyla ilgili ucu kime dokunursa dokunsun, biz kendi uhdemizde ulaşabildiğimiz tüm bilgileri kamuoyuyla paylaştık ve soruşturma ve sonra olacak yargılama aşamasını da elbette takip edeceğiz. Biz isimleri açıkladıktan sonra, kamuoyunda bu kadar milyarlarca TL’lik soygunu yapanların yargı önüne çıkarılması hakkında dava açılması yönünde bir beklenti oluştu. Halbuki geldiğimiz noktada bizim açıkladığımız Fatma Betül Sayan Kaya’ya dava açılmadı, eşine dava açılmadı. Ama onu açıklayan bana dava açıldı. Maalesef iki gazeteci arkadaşa daha ve bazı gazeteciler de bu meseleyi haberleştirdiği nedeniyle bahanelerle tutuklandılar. Bu iktidarın hangi sözüne, kim inanır bu saatten sonra? Ben YENİ Parti’nin sözcüsüyüm. Benim burada yaptığım bir kamu hizmetidir. Ben burada millet yararına gördüğüm tüm yanlışları, yolsuzlukları, hırsızlıkları kim varsa açıklamak benim hem ödevim hem sorumluluğumdur. Vatandaştan aldığımız yetkidir bu bizim.

“BU İŞİN MERKEZİ, AK PARTİ GENEL MERKEZİ” 

Bizim söylemlerimizin hiçbir yerinde hakaret yoktur, gerçekler vardır. Sizin genel başkan yardımcınız yakalandı. Fon vurgunundan dolayı hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan Ertan Aydın, sizin milletvekiliniz. Bizim milletvekilimiz mi? Hakkında tedbir konulup bir saat içinde tedbir kaldırılan Mustafa Yazıcı, sizin genel başkan yardımcınızın oğlu. Mal varlığına tedbir konulan Osman Arıkan Nacar, AK Parti Sözcüsü’nün en yakın arkadaşı. Fon vurgunda tutuklanan Muhammet Yarız, AK Parti Gençlik Kolları’nda görev yapmış mı, yapmamış mı? Tutuklanan Serdar Turan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile açılışlarda fotoğrafları var. Tutuklanan Abdülkadir Özkan, Başbakanlık’ta ve Diyanet’te başdanışmanlık yapmış. Tutuklanan Emre Alkin’i Sayın Erdoğan OECD’nin daimi elçisi olarak atamış. Sabahtan akşama kadar bizi karalayan, iktidarı öven Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yapan Kerem Alkın tutuklanmış. Fon vurgununda tutuklanan Erdil Özer, AK Parti’nin kamplarında. Liste böyle uzayıp gidiyor. O nedenle bu işin merkezi AK Parti Genel Merkezi diyorum. Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır. Fonlar da boğaz köprüsüdür. Bu vurgunun maliyeti her geçen gün artmaktadır. Çünkü sürekli borsa kaybetmektedir. Diyorlardı ya İBB’de 560 milyar TL’lik yolsuzluk var diye dava açılınca nasıl oluyorsa o yolsuzlukla tenkizat yaptılar 160 yazıyor. Onun da bir ispatını getiremediler. Şimdi bütün bunların karşısında, iki yıllık bize yönelik tüm suçlamaların bizatihi faillerinin kendi oldukları ortaya çıkmıştır. Bu bedeli bu ülkenin gariban emekçisi ödedi. Biz buna izin vermeyeceğiz. Sülün Osman’lardan hesap sormaya devam edeceğiz.”

“HASAN MUTLU’NUN TEK BİR GÜN HASTANEDE KALMASINA İZİN VERİLMEDİ”

Zeynel Emre, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun sağlık durumuna ilişkin de konuştu. Hasan Mutlu’nun, her türlü baskıya, “Bize geç, rahat et” tekliflerine, gayriahlaki tekliflere boyun eğmediğini belirten Emre, “Cezaevinde. Eşinden aldığımız bilgi, fıtık ameliyatı yapıldı. Hastaneye götürüldü. Tek bir gün bile hastanede kalmasına müsaade edilmedi. Dolayısıyla bunun gibi çok vakayla karşı karşıya kalıyoruz. Bir taraftan sabah baskınlarıyla ortada gizlilik varken, aleyhe doğru dürüst delil yokken baskın yapılıp tutuklanan, görevden el çektirilen insanlar; bir tarafta da milyarlarca dolarlık vurgun varken hala elini kolunu sallayarak yürüyen insanlar. Türkiye’nin en büyük problemi bu ikili hukuk problemidir. Kişiye göre, kuruma göre, partiye göre uygulanan hukuktur. Elbette bu düzenin değişeceği günler gelecektir. Buna yönelik inancımız da tamdır bizim” diye konuştu.

“BUTLANCILAR BİZİ SUNİ GÜNDEMLERLE MEŞGUL ETMEYE ÇALIŞMAKTADIR”

Zeynel Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Emre, “CHP’den ayrılırken YENİ Parti grup parasını kendisine aktardığı iddiası var. Bugün CHP Grup Başkanı Faik Öztrak da bu iddiayı gündeme getirdi. Neler söylersiniz?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Otoriter ülkelerde son aşamalardan biri, muhalefetin bir kısmının iktidar safında yer almasıdır. Butlana verilen görev budur. Son dönemde fon vurgunu nedeniyle iktidar zor durumdadır. Butlancılar da onlara yardım etmeye çalışmakta, bizi suni gündemlerle meşgul etmeye çalışmaktadır. Bunun dışında bir iddiası, delili, belgesi olan savcılıklara başvurabilir. Ortada yapılan bir bağış yoktur. Bağışlar parti genel merkezlerine yapılır. Oraya geçmişten bugüne, hepimizin bağışladığı çok rakamlar vardır. O bağışların geri alınması gibi bir durum zaten söz konusu değildir. Parlamento grubunun rutin harcamaları için grubu bulunan milletvekilleri bütçe yaparlar ve harcamasını planlarlar. Partiden artık ayrışmanın çok net olduğu zaman diliminde, parti kasasındaki o gün itibarıyla toplam 130 küsur milletvekilinin kendi grup giderlerini harcamak üzere yapılan kesintiler, kendilerine iade edilmiştir. Doğrusu budur. Kim hangi grubu kuruyorsa oradaki harcaması için o kaynağı yatırmıştır.

Orada kalmak isteyen 40 civarındaki milletvekili, oradaki parayı tekrardan o gruba yatırmıştır. Bizimle birlikte hareket eden 90 üzerinde milletvekili de YENİ Parti grubunun kesinti yapması üzerine bu kesintiyi vermiştir. Siz hiçbir şekilde halkta karşılığı olmadan, oyunuz olmadan, delegede bir karşılığını olmadan üç yıl sonra hukukta yeri olmayan bir mahkeme kararıyla partinin başına çökmüşsünüz. Orada 1 milyardan fazla nakit para, tüm mal varlığına baktığımızda belki milyarlarca TL’lik değer ve tüm bunların yani oyunuzun ne durumda olduğu belli. Halk desteği yok. O hazine yardımı size milletin verdiği oyun karşılığında aldığınız bir yardımdır. Öyle bir oy yok şu anda. Buna karşın biz oradan çıkmışız, milletimiz bize, ‘Yeni parti kurun’ demiş. Bağışlarla çok şeffaf bir şekilde insanlar kredi kartına taahhütte bulunmuştur, bu giderler böyle karşılanmıştır. Bu kadar tertemiz yürüdüğümüz bir yolda butlan kendine verilen görevi yerine getirmek için can hıraş bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bu polemikler bizim açımızdan hiçbir şey ifade etmiyor. Ben buradan halkımıza, Türk milletine sesleniyorum: 90 milyar doları da geçti. Böylesine fon soygunun olduğu bir noktada bizi getirip meşgul etmek istedikleri noktayı ibretliktir. Çünkü bu kadar acz içine düştü iktidar. Ve o nedenle de kendi kontrolündeki butlanı, bizimle polemiğe girmek açısından kullanmaya kalkıyor. Biz bu tuzaklara düşmeden yolumuzda yürümeye devam edeceğiz. Bu iktidarın gerçek yüzünü halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. İktidar partisinin çok büyük oy düşüşleri var. Bunları gözlüyoruz. Gerçek yüzünü gördükçe çok daha düşecektir bu iktidar. Ve bu iktidardan hep birlikte kurtulacağız.”

KARABURUN BELEDİYE BAŞKANI GİRGİN ERDOĞAN’IN İSTİFASI

Emre, bir başka soru üzerine de İzmir Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın, YENİ Parti’den istifasını şöyle değerlendirdi:

“Parti içindeki yaşanan yarışlarda zaman zaman ufak tefek kırgınlıklar olur. Bunlar giderilir, giderileceğini düşünüyorum ben. Ancak şu Türkiye açısından güzel bir manzaradır. 69 dokuz ilde il kongresi yaptık. Son derece barışçıl, son derece güzel bir atmosferde gerçekleştirdik. Çok disiplinli gerçekleştirdik. Genel seçimlerin üzerinde bir disiplinle gerçekleştiğini gözlemleyebilirsiniz. Herkesin oturduğu lokasyona en yakın noktada kolayca oy kullanabilmesini sağlayacak bir şekilde parti örgütlerimiz çalıştı. Ufak tefek bazen açıklamalar olur. Ama ben telafi edileceğini düşünüyorum.”

SPK BAŞKANI’NIN İSTİFASI

Sözcü Emre, SPK Başkanı Mahmut Sütçü’nün istifası ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in emeklilik dilekçesi sunmasının sorulması üzerine de “Yaşanan istifaların gerçek nedenleri ne, kimlerin ne kadar adı geçiyor; biz bunlar üstünde çalışmaya devam edeceğiz. Çok isim söyleniyor, yazılıyor, bize gönderiliyor. İktidar içinden gönderiliyor. Birbirlerini yiyorlar ve birbirlerini ihbar ediyorlar. Ancak bunlar içerisinde teyit edebildiğimiz isimler olursa bunu ben bir dakika bekletmiyorum. Zaten paylaşıyoruz. Diğer istifaların da bütün yönleriyle, gerekçesini araştırıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Yorum Yap

Benzer Haberler
Selçuk Özdağ’dan tarımdaki borç yüküne tepki: “Üretici önceki borcunu kapatmak için yeniden borçlandırılıyorsa bunun adına çözüm denmez”
Selçuk Özdağ’dan tarımdaki borç yüküne tepki: “Üretici önceki borcunu kapatmak için yeniden borçlandırılıyorsa bunun adına çözüm denmez”
TMSF, Tera Holding’e kayyum olarak atandı
TMSF, Tera Holding’e kayyum olarak atandı
Şile Belediyesi davasının ilk duruşmasına çarşamba sabahı devam edilecek
Şile Belediyesi davasının ilk duruşmasına çarşamba sabahı devam edilecek
Sarıgül ailesine yönelik soruşturmada, gazeteci Murat Ağırel’in de arasında bulunduğu 15 kişi hakkında tutuklama istendi
Sarıgül ailesine yönelik soruşturmada, gazeteci Murat Ağırel’in de arasında bulunduğu 15 kişi hakkında tutuklama istendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Aliya İzzetbegoviç’i anma mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Aliya İzzetbegoviç’i anma mesajı
Zeynel Emre’den fon krizi açıklaması: “Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır”
Zeynel Emre’den fon krizi açıklaması: “Bu soygun, günümüzün Sülün Osman vakasıdır”
Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı
Esenyurt Nabız

Esenyurt Nabız, “Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı” anlayışıyla şehrin en yoğun ve dinamik bölgelerinden yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.

2026 Esenyurt Nabız © Tüm hakları saklıdır. Esenyurt Nabız