YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayının belirlenmesine süreciyle ilgili sözlerine ilişkin “Devir teslim günü ‘Karşıyaka Belediyesi’nin beşli çete ile ilişkisini anlattım, aday yapma dedim’ diyorsa devir teslimin bir gün öncesi kim genel başkan? Sensin. Sen bunu biliyorduysan Karşıyaka Belediye Başkanını niye ihraç etmedin? Niye disipline vermedin? Niye başımıza bela ettin o zaman? Sen onu Karşıyaka Belediye Başkanı yaptın. Devir teslimde bir belediye başkanının adı geçmemiştir” dedi.
(ANKARA) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayının belirlenmesine süreciyle ilgili sözlerine ilişkin “Devir teslim günü ‘Karşıyaka Belediyesi’nin beşli çete ile ilişkisini anlattım, aday yapma dedim’ diyorsa devir teslimin bir gün öncesi kim genel başkan? Sensin. Sen bunu biliyorduysan Karşıyaka Belediye Başkanını niye ihraç etmedin? Niye disipline vermedin? Niye başımıza bela ettin o zaman? Sen onu Karşıyaka Belediye Başkanı yaptın. Devir teslimde bir belediye başkanının adı geçmemiştir” dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılı dolayısıyla yaşamını yitirenler için düzenlenen anma törenine katıldı.
Anma programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, 11 yıl önce Türkiye’nin büyük bir katliama tanıklık ettiğini kaydederek, 7 Haziran’da iktidarın tek başına iktidar olma gücünü kaybettiği günden seçimlerin tekrar edildiği güne kadar ülkeye büyük bir kaos, terör ve dehşet döneminin yaşatıldığını söyledi. Özel, “O dönemin karanlık sayfalarının teker teker açığa çıkarılması lazım. Bunun üstünü örtenlerin, hatta o gün katliamı yapan ve bir yıldır izlenen IŞİD hücresinin Ankara’ya kadar tek bir engelle, tek bir aramayla karşılaşmadan adeta önüne bir koridor açılarak geldiği ve daha sonraki resmi raporlarda bile en basit deyimiyle büyük bir ihmalin yaşandığı, adeta katliamın önünün açıldığı sürecin sorgulanması gerekiyor” diye konuştu.
“ZAMAN AŞIMININ ÖNLENMESİ İÇİN İNSANLIĞA KARŞI SUÇ SAYILMALI”
Katliamın sorgulanması yerine kamu görevlilerinin korunduğu bir süreç yaşandığını savunan Özel, “Bu, bugünkü iktidarın tercihi. İktidar değiştiği gün açılacak ilk dosyalardan birisi, yapılacak ilk takiplerden bir tanesi budur. Bu katliama yönelik olarak zaman aşımının olmaması için bunun insanlığa karşı bir suç olarak kabul edilmesi ve yargılamanın öyle yapılması lazım. Bu işin peşini bırakmamaya, bu büyük katliamın gerçek sorumlularının ortaya çıkmasına ve hesap vermesine kadar bu işin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybeden 104 kişinin hatırası önünde bir kez daha eğiliyoruz. Allah rahmet eylesin” ifadelerini kullandı.
“DEMOKRASİDE, HUKUK DEVLETİNDE TÖVBE KAPISI DİYE BİR ŞEY Mİ VAR”
Gazetecilerin fon krizine ilişkin sorularını da yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in konuyla ilgili açıklamalarını değerlendirdi.
Özel, Ömer Çelik’in açıklamalarına ilişkin, Çelik’in vücut dili ve gerginliğinin dikkati çektiğini söyledi. Çelik’in, “Biz bundan sonra hukuken ve siyaseten en üst mücadele ve alarm pozisyonundayız” sözlerini hatırlatan Özel, bu açıklamanın ardından iki gazetecinin tutuklandığını, daha önce iki gazeteciye adli kontrol uygulandığını ve bu karara itiraz edilmesi üzerine söz konusu gazetecilerin cezasının ev hapsine çevrildiğini belirtti. Böylece dört gazetecinin özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını ifade etti.
“Olay gerçek, haber gerçek, fotoğraf gerçek ama milleti dolandıranlar değil bunu açığa çıkaranlar hapse konuluyor. En üst düzeyde hukuki mücadele diye bir parti sözcüsü nasıl söyler, ardından nasıl gazetecilere operasyon gelir? Bu elde bulunan kamu gücünün nasıl kötüye kullanıldığını gösteriyor” ifadesini kullanan Özel, şöyle konuştu:
“Bir hesap açmışlar o hesaba Fatma Hanım işte faiziyle birlikte ana parayı alıp, geri kalanı lütfettiği kısmı yatırmış. Demokraside, hukuk devletinde tövbe kapısı diye bir şey mi var? Yani 17-25 Aralık’tan önce yapılanları, kendi yaptıklarını, o güne kadar bir hukuk devletinde olmayacak şekilde affa uğratıp, kendiliklerinden, sonrasını terör dönemi, terör örgütü, terör örgütüne yardım diye ortaya koyanlar şimdi de yeni bir hukuk düzene koyuyorlar. Diyorlar ki ‘Biz bir hesap açtık, nefsine uyanlar parayı bu buraya koysun. Biz bunların peşine gitmeyeceğiz.’
‘Fatma Betül Sayan Kaya ifade verdi’ deniliyor. Girişini, çıkışını gören var mı? 2 bin lira hakkında iddia olan kişileri sabah 6’da kapısına polis dayanıp kapıyı açtırıp mahrem görüntüleri servis ettirip, ensesine bastırıp, her gün doktor muayenesine giderken filme çekenler, ‘Fatma Betül Sayan Kaya’yı merak etmeyin, ifade verdi’… Böyle ikili hukuk sistemi olur mu? O yüzden biz YENİ Parti olarak bu fon krizinin peşini bırakmayacağız. Fon krizi, bir devlet krizidir. Bu işi Erdoğan yaptıysa derhal, derhal istifa etmeli, hesap vermelidir. Yok, Erdoğan’ın burnunun dibinde bakanları, genel başkan yardımcıları, bürokratları ve onun atadıkları yaptıysa yönetme kabiliyetini bırakmıştır. Direkt sandık gelmelidir ve iş ehline, devleti yönetebileceklere teslim edilmelidir. Ya büyük bir dolandırıcılığın hamisidir ya da burnunun dibinde yapılan bu dolandırıcılığı fark etmeyecek kadar acz içindedir, yönetme kabiliyetini yitirmiştir.
“LİSTEYİ AÇIKLASINLAR, BU İŞ BİTSİN”
Bu isim listesi bir an önce yayınlanmalıdır. Geçtiğimiz haftanın mağduru Ümit Özlale’ydi. Onun ismi verildi, Ümit Özlale yalanladı. Kimse bir şey demedi. Bu hafta Adalet Bakanlığı çevrelerinden yayılan listenin içinde Mahinur Hanım’ın babasının adı vardı. Bu sefer o mağdur olmuş, bağırıyorlar. Efendim 10 dakikada öğrenmiş, ‘babamın T.C.’si bu, esas olanın bu’. Listeyi Mahinur Hanım teyit etmek için görüyorsa bu millet hesap sormak için niye görmüyor? Ha ben şunu da ifade ettim: Mahinur Hanım’ın babasının ellerinden öperim. Bu iş listeyi gizli tutanlar yüzünden ve sızdıranlar, hatta operasyonu sulandırmak isteyen Adalet Bakanlığı tarafından bu işler oluyor. Buna el koysunlar kardeşim, listeyi açıklasınlar, bu iş bitsin.
“HADİ BAKALIM ‘SENİN BABAN HIRSIZ MI’ SORULARINI KALAN ÇOCUKLAR İÇİN HAREKETE GEÇİN”
Mahinur Hanım’ın babasına iftira atılınca, iftiraya varan haksız sızdırma yapılınca bir mağduriyet yaşadı. Babasının mağduriyeti ortadan kalktı. Şimdi Mahinur Hanım, örneğin Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan Bey’in evinin bahçesini gelip ‘Senin oğlun hırsız, buraya para gömdü’ diye kazdılar. O baba babaysa Mahinur Hanım’ın, buradaki Hasan amca baba değil mi? İBB davasında küçücük çocuğun kulağındaki altına dedektör tutanlar, o kız çocuğu çocuk değil mi? Her gün sabahleyin evlerinin kapısına muhalifsen dayanılıyor. İktidardaysan, ‘nefsine uymuş arkadaş, parayı koydu, ifade de verdi’. Bunu milletimize şikayet ediyorum. Mahinur Hanım, bak başına geldi. Damdan düşeni damdan düşen anlar. 18 aydır haysiyet cellatlığıyla muhatabız. Bu sesi duyun. Hadi bakalım, Aile Bakanı olarak sadece babanız için değil, bütün iftiraya, haksızlığa kurban giden babalar için, eşler için, küçücük okula gidip de ‘Senin baban hırsız mı?’ sorularına muhatap kalan masum çocuklar için harekete geçin bakalım.”
“455 BİN RAKAMININ İÇİNDE YÜZ BİNLERCE MAĞDUR, BİRKAÇ YÜZ YA DA BİNE YAKLAŞAN FAİL VAR”
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in listenin açıklanmasını istediği, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in ise “455 bin kişinin ismini mi açıklayalım tek tek?” dediği hatırlatılan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“455 bin rakamının içinde çok büyük bir miktar, yüz binlerce mağdur var. Belki birkaç yüz, belki bine yaklaşan fail var. Özlem Hanım’ın bahsettiği bu 455 bin kişiyi mağdur eden iktidara yakın genel başkan yardımcıları, bakanlar, bakan yakınları, üst düzey bürokratlar, çeşitli bakanlıkların üst düzey bürokratları… ‘Bu isimler açıklansın, hepimiz zan altında kalmaktan kurtulalım’ diyor. Öbürü de lafı sulandırıp ‘455 bin kişiyi mi açıklayayım?’. Her şey ortada. Ama bu kargaşadan kurtulmaya çalışıyorlar. Bu isimlerin teker teker açıklanması, bu isimlerin derhal görevinden istifa etmeleri ve ifade vermeleri, yargılanmaları gerekiyor. Şu işi YENİ Partililer yapsaydı sabahın 6’sında o ilk 270 kişilik listenin tamamı ve etrafındaki bütün yakınları gözaltına alınmış, şimdi tutuklu yargılanıyor olurdu. Göz önünde Sayın Erdoğan’ın Genel Başkan Yardımcısından 2,2 milyar lira çıktı.
KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMALARINA TEPKİ: “KARŞIYAKA BELEDİYE BAŞKANINI NİYE İHRAÇ ETMEDİN”
Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AK Parti’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın aday gösterilmemesi gerektiğini kendisine söylediği yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine, şunları kaydetti:
“Utanç verici bir durum. Düne kadar ‘Kartal’ dediği belediyenin adını bugün ‘Karşıyaka’ yapmış. Neden? Kartal Belediye Başkanımız Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmaya çalışmış. Düne kadar kendi ‘Kartal’ diyordu. Diyor ya: ‘İki genel başkan arasında olacak şeyler…’ Bir devir teslim töreninde hiçbir belediye başkanının adını anmamıştır ve hiçbir belediye başkanının yapılmamasını ya da yapılmasını herhangi bir dönemde söylememiştir. O gün ‘Kartal’ diyordu çünkü Beşiktaş’ın, Kartal’ın kendine ihanet ettiğini düşünüyordu. Kartal bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalacağı için Kartal’ı bırakmış, Karşıyaka diyor. Şimdi şunu söyleyelim arkadaşlar: Devir teslim günü ‘Karşıyaka Belediyesi’nin beşli çete ile ilişkisini anlattım, aday yapma dedim’ diyorsa devir teslimin bir gün öncesi kim genel başkan? Sensin. Sen bunu biliyorduysan Karşıyaka Belediye Başkanını niye ihraç etmedin? Niye disipline vermedin? Niye başımıza bela ettin o zaman? Sen onu Karşıyaka Belediye Başkanı yaptın. Devir teslimde bir belediye başkanının adı geçmemiştir.
Örneğin Çankaya Belediye Başkanı bana geldi önceki dönem. Alper Bey geldi, dedi ki: ‘Genel Başkan size benim devam etmemi söylemiş. Ne düşünüyorsunuz?’. Vallahi dedim, Alper Başkanım kusura bakma ama demedi. Buradan bizi aklı sıra İzmir’de itibarsızlaştıracak, tartıştıracak da bilmem ne yapacak. Ben bu kadarını duymaktan, okumaktan hicap duydum. Kent Uzlaşısı kriminalize iken ’10 tane kent uzlaşması belediye meclis üyesini söylemiş’, ‘Şunları söyledim’, ‘Bunları söyledim’, küllüm yalan.
“SUSUP SUSUP, İSTANBUL’UN EN TARTIŞMALI BELEDİYE BAŞKANLARINI KENDİSİ ADAYLAŞTIRDI”
AK Parti yargısının emrine girdiniz, kaybettiğiniz bir seçimi hazmetmediniz, 3 yıl boyunca büronuzdan avukatlarınızla iftiracıları taşıdınız. Mahkeme, 4 yapılmış kurultaya rağmen, birinci kademe kararına rağmen yarın Yargıtayın bozması kuvvetli ihtimal, Adalet Bakanlığı baskısıyla muradı terfi etmek olan birisine bir ara karar aldırıp olmayacak tedbiri koydurdunuz. YENİ Parti büyük bir güçle ortada. Madem öyle buna katlanmayı bileceksiniz. Yüzde 1’lik, 2’lik parti olarak böyle işlere tenezzül etmeyeceksiniz. Geçmişte kendisine MYK’da çok önemli belediyelerin isimleri söylenip bunlarla ilgili ‘Bunları aday yapma’ dendiğinde susup susup, yetki alıp son gün o İstanbul’un en tartışmalı belediye başkanlıklarını kendisinin adaylaştırdığı doğrudur.
Bugün butlanın yanında olan PM’deki butlan sözcüsü ya da sonradan saray güdümüne girerek o tarafa geçen birkaç kişi başta olmak üzere hepsi her istedikleri anketi gördüler PM’de. Karşı oyları yok. Cemil Tugay’a karşı karşı oy kullanmış olan var mı? Hepsinin oyu var Parti Meclisi’nde. Ama şu kadarını söyleyeyim: Öyle bir haldeler ki artık ben bunları muhatap almazdım ama genel başkan düzeyinde bu kadar gerçeğe aykırı çıkıp da bir televizyon kanalında geçmişte benim sorduğumda ‘Haberim yok, troller yapıyordur, ben değilim’ dediği mevzuları şimdi ağzına dolayıp bir de Karşıyaka’yı buraya eklemesini gerçekten utançla karşıladım.”
Esenyurt Nabız, “Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı” anlayışıyla şehrin en yoğun ve dinamik bölgelerinden yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap