SON DAKİKA
--:--:--

Bakan Güler: Güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesine büyük önem veriyoruz

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Stratejik bakış, güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden değerlendirmemeyi bir ülkenin iç huzurunu, millî birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak görmeyi gerektirir. Bu bakımdan kırk yılı aşkın süredir asil milletimizin huzuruna ve ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hâle getirilmesine büyük önem veriyoruz” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Bakan Güler: Güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesine büyük önem veriyoruz

(ANKARA) – Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Stratejik bakış, güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden değerlendirmemeyi bir ülkenin iç huzurunu, millî birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak görmeyi gerektirir. Bu bakımdan kırk yılı aşkın süredir asil milletimizin huzuruna ve ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hâle getirilmesine büyük önem veriyoruz” dedi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları ile Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler, özetle şunları söyledi:

“Türkiye, sahip olduğu stratejik konum itibarıyla tüm dünyayı doğrudan etkileyen gelişmelerin yaşandığı bir coğrafyanın merkezindedir. Bu nedenle risk ve tehditleri yakından takip ediyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla hak ve menfaatlerimizi kararlılıkla koruyoruz. Krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerimiz, üstlendiğimiz uluslararası görev ve sorumluluklar ve sahadaki etkinliğimizle uluslararası barış ve güvenliğe önemli katkılar sunuyoruz. Bu stratejik yaklaşımımızın önemi, özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler dikkate alındığında çok daha açık bir şekilde görülmektedir. Karadeniz’de devam eden savaş ve güvenlik riskleri, Kafkasya’da şekillenen yeni dengeler, Orta Doğu’daki gelişmeler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz, güvenlik politikamızın öncelikli meseleleridir. Bu çerçevede Karadeniz’de, savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerini yakından takip ederek, istikrarın korunmasına yönelik sorumlu ve dengeli yaklaşımımızı sürdürüyoruz. Kafkasya’da da kalıcı barışın tesis edilmesini, bölgesel istikrarın güçlendirilmesini ve iş birliği imkânlarının geliştirilmesini destekliyoruz.

“KIBRIS TÜRKÜ’NE YÖNELİK HAZIMSIZLIK POLİTİKASI DEVAM EDİYOR”

Bölgemizi en çok etkileyen Orta Doğu’da ise yaşanan krizlere sessiz kalmadığımız gibi kurduğumuz ittifaklarla da bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik önemli adımlar atıyoruz. En son Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da bu politikamızın etkin ve güçlü bir yansıması olmuştur. Yine bu politikalarımız kapsamında Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılığımızı muhafaza ediyor, Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini hassasiyetle gözetiyoruz. Bu çerçevede Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askerî kapasitesini geliştirme adımlarını yakından takip ediyor, millî güvenliğimiz doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla alıyoruz. Yeri gelmişken belirtmek isterim ki Kıbrıs Türkü’ne yönelik 1960’lardan süregelen sindirme ve hazımsızlık politikası hâlâ en güçlü şekilde devam etmektedir.

Öyle ki Barcelona Futbol Akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Eylül ayında düzenlemeyi planladığı kampa karşı UEFA nezdinde girişimde bulunulması daha önce de bir müzik festivaline karşı yapılan benzer girişimler, Rum tarafının içinde bulunduğu hezeyanın ve uzlaşmazlığın bir yansımasıdır. Uluslararası nitelikteki eğitim, sportif, kültürel ve gençlik faaliyetlerine dahi tahammül edemeyip bunları engellemek için çaba içerisine girenlerle hangi önemli konuda uzlaşılabileceği hususunu da bu kapsamda üçüncü taraf ülkelerin dikkatine sunmak isteriz. Şu bir gerçek ki Türkiye hem uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları hem de tarihî sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini, egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığındadır.

“GÜVENLİK KAZANIMLARININ KALICI HALE GETİRİLMESİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”

Stratejik bakış, güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden değerlendirmemeyi bir ülkenin iç huzurunu, millî birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak görmeyi gerektirir. Bu bakımdan kırk yılı aşkın süredir asil milletimizin huzuruna ve ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hâle getirilmesine büyük önem veriyoruz.

Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreciyle terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmayı, bin yıllık kardeşliğimizi daha da tahkim etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Gazi Meclisimiz tarafından ezici bir çoğunlukla kabul edilen ilgili Kanun çerçevesinde oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulumuz da çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kurul bünyesinde oluşturulan Alt Komisyonlarla birlikte Kanunun uygulanmasına yönelik yürütülen faaliyetler ile önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar, ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürütülmektedir.

Bu sürecin taşıdığı anlamı, siz silah ve mesai arkadaşlarımın da çok iyi idrak etmesi gerekiyor. Zira güvenlik, tehdidi bertaraf etmekle tamamlanan bir faaliyet değildir. Aynı zamanda elde edilen kazanımları korumayı ve tehdidin yeniden ortaya çıkmasını önleyecek sosyolojik şartların oluşturulmasını da gerektirir. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır.”

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
Zafer Partili Gürel’den “Mekke İttifakı” açıklaması: Bölgesel ittifak değil, mezhep cephesidir
Zafer Partili Gürel’den “Mekke İttifakı” açıklaması: Bölgesel ittifak değil, mezhep cephesidir
Ahmed Şara, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid ile telefonda görüştü
Ahmed Şara, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid ile telefonda görüştü
Bakan Güler: Güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesine büyük önem veriyoruz
Bakan Güler: Güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesine büyük önem veriyoruz
Bülent Arınç’tan Murat Çalık ve Mithat Bülent Özmen açıklaması: İşin insani, vicdani ve hukuki boyutu ihmal edilmemeli
Bülent Arınç’tan Murat Çalık ve Mithat Bülent Özmen açıklaması: İşin insani, vicdani ve hukuki boyutu ihmal edilmemeli
Marco Rubio: ABD ve Yunanistan savunma ve güvenlik iş birliğini güçlendirme taahhüdünü yineledi
Marco Rubio: ABD ve Yunanistan savunma ve güvenlik iş birliğini güçlendirme taahhüdünü yineledi
AK Partili Hacıoğulları, TBMM Genel Kurulu’nda İzmir Marşı’nı mırıldandı
AK Partili Hacıoğulları, TBMM Genel Kurulu’nda İzmir Marşı’nı mırıldandı
Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı
Esenyurt Nabız

Esenyurt Nabız, “Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı” anlayışıyla şehrin en yoğun ve dinamik bölgelerinden yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.

2026 Esenyurt Nabız © Tüm hakları saklıdır. Esenyurt Nabız