Adalet Bakanı Akın Gürlek, aile danışmanlığı hizmetlerinin boşanma süreçlerinde taraflar arasındaki çatışmaların azaltılması ve çocukların zarar görmesinin önlenmesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Hiçbir çocuk, anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılmamalıdır. Bir çocuk asla yetişkinlerin çözemediği anlaşmazlıkların yükünü taşımamalıdır” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise ailelerin danışmanlık hizmetlerine erişimini hukuk ve sosyal hizmet boyutlarıyla birlikte ele alacaklarını ifade ederek, “En zor anlarda bile, anne ve babaların çocuklarının ihtiyaçlarını doğru okuyabilmesini ve karşılayabilmesini destekleyeceğiz” dedi.
(ANKARA) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, aile danışmanlığı hizmetlerinin boşanma süreçlerinde taraflar arasındaki çatışmaların azaltılması ve çocukların zarar görmesinin önlenmesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Hiçbir çocuk, anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılmamalıdır. Bir çocuk asla yetişkinlerin çözemediği anlaşmazlıkların yükünü taşımamalıdır” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise ailelerin danışmanlık hizmetlerine erişimini hukuk ve sosyal hizmet boyutlarıyla birlikte ele alacaklarını ifade ederek, “En zor anlarda bile, anne ve babaların çocuklarının ihtiyaçlarını doğru okuyabilmesini ve karşılayabilmesini destekleyeceğiz” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dikmen Hakimevi’nde düzenlenen “Hukuki Süreçlerde Danışmanlık Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı”na katıldı.
Çalıştayın açılışında konuşan Gürlek, aile hukukuna ilişkin süreçlerde daha etkin, duyarlı ve bütüncül bir hizmet anlayışının güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Gürlek, boşanmanın yalnızca iki yetişkin arasındaki hukuki ilişkinin sona ermesi olmadığını belirterek, sürecin ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarının bulunduğunu ifade etti. Gürlek, “Bizim için esas olan, insan onurunun, bireylerin güvenliğinin, hakların ve çocuğun üstün yararının korunmasıdır” dedi.
Boşanma süreçlerinde ebeveynler arasındaki yoğun çatışmaların çocuklarda kaygı, korku ve güvensizlik yaratabildiğini belirten Gürlek, şöyle konuştu:
“Özellikle çocukların anne ve babaları arasında tercih yapmaya zorlanması, onları yetişkinlerin uyuşmazlığının bir parçası hâline getirmektedir. Buradan güçlü bir ilkeyi ifade etmek istiyorum: Hiçbir çocuk, anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılmamalıdır. Bir çocuk asla yetişkinlerin çözemediği anlaşmazlıkların yükünü taşımamalıdır. Büyüklerin kördüğümünü, çocukların narin parmaklarına bırakmamalıyız.”
“AİLE DANIŞMANLIĞI YARGISAL SÜRECİ TAMAMLAYICI NİTELİKTE”
Çekişmeli boşanma davalarında tarafların haklı çıkmak uğruna birbirlerine kusur isnadında bulunduğunu belirten Gürlek, hukuki uyuşmazlığın çözülmesinin iletişim güçlüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmadığını ifade etti.
Gürlek, aile ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerinin yargısal süreci tamamlayıcı nitelikte olduğunu belirterek, “Bu hizmetler; tarafların yaşadıkları süreci anlamlandırmalarını, çatışmaları azaltmalarını, çocuk odaklı iletişim kurmalarını ve ebeveynlik sorumluluklarını daha sağlıklı biçimde sürdürmelerini sağlayacaktır” dedi.
Danışmanlık hizmetlerinin amacının aile bireylerini belirli bir karara yönlendirmek ya da mahkemenin yerine geçecek bir çözüm üretmek olmadığını vurgulayan Gürlek, “Amaç, bireylerin haklarını ve tercihlerini gözetirken, özellikle çocukların zarar görmesini önleyecek destek mekanizmalarını daha etkin hâle getirmektir” diye konuştu.
“2025’TE 309 BİN 479 BOŞANMA DAVASI AÇILDI”
Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların yargı sisteminin önemli çalışma alanlarından biri olduğunu belirten Gürlek, aile mahkemelerinin 2003 yılında kurulmasının bu alandaki ihtisaslaşmayı güçlendiren adımlardan biri olduğunu ifade etti. Gürlek, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre boşanma davalarının ortalama görülme süresinin 2020 yılında 199 günken 2025 yılında 163 güne düştüğünü açıkladı.
Gürlek, “Bununla birlikte bizim için esas olan, yalnızca daha kısa sürede karar verilmesi değildir. Hukuka uygun, hakkaniyetli, makul sürede ve bireylerin haklarını gözeten bir yargılama sürecinin sağlanmasıdır” dedi.
Bakan Gürlek, 2024 yılında 326 bin 69, 2025 yılında ise 309 bin 479 boşanma davası açıldığını bildirerek, bu yıl ise 8 Ekim’e kadar açılan boşanma davası sayısının 242 bin 722’ye ulaştığını söyledi. Gürlek, 2025 yılında davanın kabulüne karar verilen anlaşmalı boşanma oranının yüzde 42,9, çekişmeli boşanma oranının yüzde 21,6 olduğunu, 2026 yılında 8 Ekim itibarıyla bu oranların sırasıyla yüzde 44,3 ve yüzde 21,2 olarak kaydedildiğini açıkladı.
“AİLE DANIŞMANLIĞI MAHKEMELERİN İŞ YÜKÜNÜN AZALTILMASINA KATKI SUNABİLİR”
Gürlek, verilerin aile hukuku alanında destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin yalnızca bireysel ihtiyaçlara değil, yargı hizmetlerinin etkinliğine de katkı sağlayabilecek bir politika alanı olduğunu gösterdiğini söyledi.
“Aile danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesini, mahkemelerimizin iş yükünün azaltılmasına ve uyuşmazlıkların daha kalıcı biçimde çözümlenmesine katkı sunabilecek tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz” diyen Gürlek, adalet hizmetlerinde başarının yalnızca ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözülmesiyle ölçülemeyeceğini ifade etti.
Gürlek ayrıca Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin 81 ilde 185’e ulaştığını, müdürlüklerin faaliyete geçtiği tarihten bugüne kadar 559 bin 318 hukuk dosyasında ve 253 bin 16 ceza dosyasında olmak üzere toplam 812 bin 334 sosyal inceleme raporu hazırlandığını açıkladı.
GÖKTAŞ: “DANIŞMANLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ HUKUK VE SOSYAL HİZMET BOYUTLARIYLA ELE ALACAĞIZ”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise çalıştayın, ailelerin zor dönemlerinde doğru rehberlik ve danışmanlık desteğine ulaşmasını sağlamak amacıyla düzenlendiğini söyledi.
Göktaş, “Bugün ailelerimizin danışmanlık hizmetlerine erişimini hukuk ve sosyal hizmet boyutlarıyla birlikte ele alacağız. Mahkemelerimizden yapılan yönlendirmeleri tüm boyutlarıyla değerlendireceğiz. Danışmanlık desteğine öncelikle hangi ailelerin ihtiyaç duyduğunu ve bu yönlendirmenin nasıl işleyeceğini birlikte belirleyeceğiz. Mevzuat boyutunda hangi adımlara ihtiyaç duyulduğunu da birlikte ortaya koyacağız” dedi.
Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı kapsamında koruyucu, önleyici ve destekleyici hizmetleri bir araya getiren bütüncül bir yapı kurduklarını söyledi. Evlilik öncesi eğitimden aile eğitimine ve aile danışmanlığına kadar uzanan hizmetlerle 10,8 milyon vatandaşa ulaştıklarını belirten Göktaş, 2012 yılından bu yana il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezlerinde ücretsiz aile danışmanlığı hizmeti sunduklarını ifade etti.
Göktaş, 2025 yılında ihtisaslaşmaya yönelik yeni bir dönem başlattıklarını ve bu kapsamda 144 ihtisaslaşmış aile danışmanlığı birimi oluşturduklarını söyledi. Boşanma oranlarının en yüksek olduğu 10 ilçede çalışma yürüttüklerini belirten Göktaş, 2026 yılının mart-ağustos döneminde 42 ilde 166 aile mahkemesi aracılığıyla danışmanlık hizmetlerine yönlendirme yapıldığını açıkladı.
“Boşanma Sürecinde Danışmanlık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi İl Eylem Planlarını” eylül ayında uygulamaya koyduklarını belirten Göktaş, bu planlarla kurumlar arası işbirliğini güçlendireceklerini, anne ve babalar için hazırlanan rehber ve eğitim programlarını yaygınlaştıracaklarını söyledi.
Göktaş, “Böylece en zor anlarda bile, anne ve babaların çocuklarının ihtiyaçlarını doğru okuyabilmesini ve karşılayabilmesini destekleyeceğiz” dedi.
Esenyurt Nabız, “Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı” anlayışıyla şehrin en yoğun ve dinamik bölgelerinden yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap