SON DAKİKA
--:--:--

Ali Babacan: “Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları için kullanması da yolsuzluktur”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Yolsuzluk sadece devletin parasını çalmak veya rüşvet almak değildir. Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları veya belli bir grup için çıkar sağlamak amacıyla kullanması da yolsuzluktur, haksız kazançtır” ifadesini kullandı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Ali Babacan: “Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları için kullanması da yolsuzluktur”

(ANKARA) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Yolsuzluk sadece devletin parasını çalmak veya rüşvet almak değildir. Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları veya belli bir grup için çıkar sağlamak amacıyla kullanması da yolsuzluktur, haksız kazançtır” ifadesini kullandı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yolsuzluğun yalnızca devletin parasını çalmak veya rüşvet almak olmadığını belirterek, kamu gücü ve imkânlarının kişi, parti, yakınlar veya belirli grupların çıkarı için kullanılmasının da yolsuzluk ve haksız kazanç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “yolsuzluk yapan herkesin, kim olduğuna bakmaksızın hesap vermesi” gerektiği konusunda fikir birliği bulunduğunu belirterek, geniş anlamıyla yolsuzluk ve haksız kazanç kapsamına giren uygulamaları sıraladı.

“DEVLETTEKİ GÖREVİ KULLANARAK ÇIKAR SAĞLAMAK YOLSUZLUKTUR”

Babacan, bir kişinin devletteki görevini ve sahip olduğu yetkiyi kendisine, akrabalarına veya arkadaşlarına çıkar sağlamak için kullanmasının yolsuzluk olduğunu, imar planlarının, inşaat haklarının veya devlet arazilerinin kullanım biçiminin belirli kişi ya da şirketlere kazanç sağlayacak şekilde değiştirilmesini de aynı kapsamda değerlendirdi.

Devlet arazileri, ruhsatlar, izinler, teşvikler, lisanslar veya diğer kamu imkanlarının belirli kişilere çıkar sağlayacak şekilde kullandırılmasının da yolsuzluk olduğunu belirten Babacan, bir iş, izin veya ruhsat karşılığında hediye, ayrıcalık, siyasi destek ya da başka bir menfaat elde edilmesini de yolsuzluk olarak nitelendirdi.

“İHALEYİ ADRESE TESLİM HALE GETİRMEK YOLSUZLUKTUR”

Babacan, ihalelerin gerçek rekabetten kaçırılması amacıyla davet veya doğrudan temin yoluyla yapılması, ihalenin baştan belirli kişilerin kazanacağı şekilde hazırlanması ve işin “adrese teslim” hale getirilmesinin de yolsuzluk kapsamında olduğunu belirtti.

Devlet veya belediyelerin araç, bina, çalışan ve diğer imkânlarının parti ya da kişisel işler için kullanılmasını da yolsuzluk olarak değerlendiren Babacan, bazı kişi ve grupların siyasi düşüncesi, kimliği, inancı, bölgesi veya aidiyeti nedeniyle devlet imkânlarından ayrıcalıklı şekilde yararlandırılmasını da eleştirdi.

Babacan ayrıca, yolsuzluğu gördüğü halde gizlemek, soruşturulmasını engellemek veya yolsuzlukları denetlemekle görevli kurumların çalışmasını engellemenin de yolsuzluk olduğunu ifade etti.

“BİR EVİN GERÇEK DEĞERİNDEN DÜŞÜK BİR BEDELLE ALINMASI DA YOLSUZLUKTUR”

Kamu görevinden ayrıldıktan sonra yasal sınırlamaları ihlal ederek daha önce denetlenen sektör ve kurumlarda görev alınmasını ya da kamu görevi sırasında edinilen bilgi, belge ve nüfuzun kişisel veya ticari çıkar sağlamak amacıyla kullanılmasını da yolsuzluk kapsamında değerlendiren Babacan, “Yolsuzluk sadece devletin parasını çalmak veya rüşvet almak değildir. Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları veya belli bir grup için çıkar sağlamak amacıyla kullanması da yolsuzluktur, haksız kazançtır” ifadelerini kullandı.

Babacan, devlet gücü kullanılarak sağlanan bir menfaat karşılığında bir evin gerçek değerinden daha düşük bir bedelle alınmasını da yolsuzluk örneği olarak gösterdi.

Siyasetçilerin söz konusu davranışları yolsuzluk olarak görmesi ve bunlarla samimi ve etkili şekilde mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Ali Babacan, “Bir siyasetçi, yukarıda sayılan davranışları yolsuzluk olarak görmüyorsa ve bunlarla samimi ve etkili şekilde mücadele etmiyorsa, ‘Yolsuzluğa karşıyım’ demesinin tek başına bir anlamı yoktur” ifadelerini kullandı.

Yorum Yap

Benzer Haberler
CHP’li Demir’den, fahiş trafik cezalarının araştırılması için önerge
CHP’li Demir’den, fahiş trafik cezalarının araştırılması için önerge
TÜRK-İŞ: Eylül 2026 açlık sınırı 37 bin 801, yoksulluk sınırı 123 bin 130 TL
TÜRK-İŞ: Eylül 2026 açlık sınırı 37 bin 801, yoksulluk sınırı 123 bin 130 TL
12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner’in ölümü… Avukat Sığırcı: “İhmali suretle ölüme sebebiyet verme değil, kasten öldürme”
12 yaşındaki çocuk işçi Eyüp Can Güner’in ölümü… Avukat Sığırcı: “İhmali suretle ölüme sebebiyet verme değil, kasten öldürme”
Kadıköy Belediye Başkanı Kösedağı: “Afet yönetimi, felaketten önce atılacak adımların yönetimidir”
Kadıköy Belediye Başkanı Kösedağı: “Afet yönetimi, felaketten önce atılacak adımların yönetimidir”
AYM, yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti
AYM, yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sporcular ve federasyon temsilcileriyle bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sporcular ve federasyon temsilcileriyle bir araya geldi
Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı
Esenyurt Nabız

Esenyurt Nabız, “Milyonların Şehrinden Haberin Nabzı” anlayışıyla şehrin en yoğun ve dinamik bölgelerinden yükselen gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; gündemin ritmini yakından hissettiren güçlü bir haber platformudur.

2026 Esenyurt Nabız © Tüm hakları saklıdır. Esenyurt Nabız